BLOGGER TEMPLATES - TWITTER BACKGROUNDS

Hürriyet

4 Mayıs 2009 Pazartesi

YAŞAM GEMİSİ VE TAYFALAR

“İçimde sıkışıp kalan kelimelerim var bu gün sana dair. Zehir zemberek kusmaya niyetlendiğim anda karşı koyamadığım bir kuvvet engelliyor beni. Oysa ben çalmamıştım, çırpmamıştım, yüreğimle geldim, emek verdim. Bir şiir doladım dilime, Can Yücel’in kelimeleriyle anladım diye haykırdım sessizliğin çığlıklarının arasında. Bir perde daha yüksek çıkan sesim vardı iyi ki. Sen sağırların ağırladığı bir misafir, körlerin yol gösterdiği bir yolcu, hansızların misafir ettiği bir göçebesin. Sen sensin diyemiyorum artık, biliyorum ki sen değilsin.”



Defterleri karıştırdım, yazdıklarım çıktı ortaya, unutmuşum çoktan ben bu satırları. Neye isyan ettim kim bilir o zaman, kim bilir kime kırıldım? Yaşam gemisin güverte tahtaları, benim satırlarım. Rotam belli, yönüm belli, sözüm belli. Tayfalara ihtiyaç duymuyorum ben biliyor musunuz? Tayfa nedir onu da bilmiyorsunuz aslında, önce ondan bahsedeyim.



Bu gemi bildiğiniz bir gemi değil, orasını anladınız sanırım. Gemi yaşamı temsil etsin şimdi. Herkes gibi sizinde etrafınızda bir sürü insan var, faydalı ve faydasız. Başarılarınızın, mutluluklarınızın, tebessümlerinizin arkasında faydalı olan kısmın etkisinin bulunduğunu da biliyoruz.Ya peki şu faydasızlar hangileri? Gelmiş, oturmuş yanıma benim adımdan rant sağlamaya çalışmış, benim kalitemden kendine pay çıkarmış, katmamış aksine azaltmış, üretmemiş, tüketmiş. Hani vitrine koyarsınız en güzel malı, reklam yaparsınız. Kendini böyle sanmış bu faydasızlar ama düşünmez ki “ben varken vitrinde onun işi ne?” Yok artık, herkes üretsin değil mi ya? Daha önce bu konuyla ilgili bir yazım vardı hatırlarsanız. “Haydi, bu gün üret” demiştik. Ne yaptık peki o günden beri? Oturduk mu sadece? Hiçbir şeyler vermeye öğretmeye çalışmadık mı? Üretilenlerden faydalanmayı da mı öğrenemedik yoksa hala?



Ağır bir balyoz etkisi yapacak, şimdi duyacağım cevap. Tamam, susun! Anladım ben. Tembelsiniz yine değil mi? Düşünmediniz hiç o günden beri. Ben de döndüm dolaştım, bir bakayım dedim. Nerde bıraktım hayatı ve nerde bulacağım? Tayfalardan bahsedecektik değil mi? İşte, bu gemi var ya. Sizden faydalanmaya çalışan, asalakvari yaşamlar içerisinde kalan insanlardan bahsettim aslında. Üretmek, tüketmek dediğimde konunun biraz açılacağını düşündüm. Ensemde taşıdığım, artçı nefeslerden kurtulmak istedim ve kurtuldum. Ben, olarak yaşamın içinde kendimi ifade edebilmeye başladığım gün, yaşamımdaki tayfaları kovaladım aslında. “Neden ben azalıyorum? “ dedim kendime. Aslında sizler de yapıyorsunuz bazen bunu. Sadece, adı değişik olabiliyor bazen. Bencillik kavramının, tüm yaşamı sardığını düşünürseniz, tayfadan geçilmez dünya. Her noktadan bir ses,” Ben de istiyorum, bana da ver”; off, duymak istemiyorum diye tıkarız kulakları seslere. Dönüp de bakmayız bile, neden bu hale geldiğini sormak için.



Yaşam gemisinin asalak tayfaları, serildiniz bakıyorum güverteme iyice. Sohbete dalıp, rahatlamak yok.Haydi bakalım, iş başına. Yelkenleri açamadınız daha. Yelkenler sizlerin kelimeleri olsun, lütfen. Küçük filikalar yapacaksınız şimdi güvertemde. Her biriniz, bir filikada canlanacaksınız önce, açık denize indireceğim sizleri. Yaşam bu, kim bilir batarım bir gün? Taşıdıklarımı kurtarmak düşer size. Daha sonra, her biriniz birer yaşam gemisi oluverirsiniz. Üreten, yaşayan ve yaşatan. Sizin de güverteniz de güneşlenen asalak tayfalarınız olur, silkelersiniz onları. Yavaşça başlarlar, filikalarınızı yapmaya. Bu devran böyle dönermiş, gün gelir onlar da büyür, açık denize atar kendini ve sonra onlar da birer gemi. Uzadıkça uzar bu hikaye…



Asalak tayfalarımızı rehabilite ettik, topluma kazandırdık. Bununla kalmadı tabi, biz zaten üretiyoruz. Arada sırada ürettiklerimize ve kazandırdıklarımıza bakalım ki, hem görelim hem de övünelim. Bir taraftan da denetleyelim, aslında kendi kalitemizi ölçelim. Hala ürettiklerimle yaşayabiliyor muyum? Kolay tüketilen bir madde değilim çünkü ben, ne de sen.



Haydi bakalım, kolay gelsin tayfalar…



Mavisihir

1 yorum:

KAFveNUN dedi ki...

HErşeye rağmen birileri yıkarken yaşamımızı, birileri de gelip yeniden inşa ediyor. Hem de eskisinden çok daha güzel.
Ve biz değil miyiz, yıllar sonra ağladıklarına gülen ve çok istediklerimizi "iyi ki vermedin Rabbim" diyerek teşekkür eden.
Velhasıl bir muamma işte insan..
Kolay gelsin...
Dua ile..
Saadet BAyri